ağlaşmak

(nsz, -le)
1. 一起哭, 同时哭, 一起号啕大哭: Analarına çok düşkün olan komşunun çocukları, o bir yere gidince arkasından ağlaşıyorlar. 邻居家的几个孩子一步也离不开妈妈, 妈妈走到哪儿, 他们就闹到哪儿。
2. 抱怨, 发牢骚, 诉苦; 哭诉: Fakir fukara bu kış günü soğuktan ağlaşıyor. 穷人们对这个冬日的严寒叫苦连天。

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • ağlaşmak — nsz, le 1) Birlikte ağlamak Onlar, hanım, evlatlık bir türlü birbirlerinden ayrılamayarak karanlıkta ağlaşıyorlardı. R. N. Güntekin 2) nsz Sızlanmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çarlaşmak — ağlaşmak, bağrı;mak, kükremek II, 210 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • sıgtaşmak — ağlaşmak. II, 211bkz: sıhtaşmak …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • sıxtaşmak — aglaşmak II, 211bkz: sıgtaşmak …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • yıglaşmak — ağlaşmak III, 322bkz: ıglaşmak …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • ağlaşma — is. Ağlaşmak işi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • işteş çatı — is., dbl. Bir fiilin birden çok özne tarafından karşılıklı, ortaklaşa yapıldığını belirten ve ş ekiyle kurulan çatı, müşareket Görüşmek (gör ü ş ), ağlaşmak (ağla ş ), kaçışmak (kaç ı ş ) …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • MÜNADEBE — İyilikleri sayılıp ağlanılan ölü. * Ölmüş bir kimsenin ahlâkını ve evsafını anıp ağlaşmak …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.